11 Ocak 2011 Salı

Saat 22.50

Her Salı olduğu gibi İdil yattıktan sonra National Geographic'teki "Dog Whisperer-Köpeklere Fısıldayan Adam"ı seyrettim. Eve gelip yemek yedikten sonra - arrrkadaşım Tuğba olmayınca- bana sardıran İdil hanımdudusu ile teyzesinin bugün aldığı bebek giydirmece oyunu- badmington (Allah'ım ne enteliz! Badmington oynuyoruz, National seyrediyoruzzz) sonra diş fırçalama, gecelik giydirmek için uğraşma- bu arada yatakla duvar arasına saklanıyor
"Hadi çık kızııım"
"Nerden gördün? Neyi gördün?"
"Kolunu gördüm, sesini duydum"
"Yaaa"
Zoorrrla çıkıyor, zorrla giyiniyor, giyinirken 101 kez yatakta zıplıyor, ç.işi geliyor vs vs.
Giyinme faslı bitince
"Anne bana ne okuycan?"
"Kütüphanedeki aslan"
"Yaşasııınnn!"
Ben okurken o odada geziyor, mutfağından aldığı bıçakla topu kesmeye çalışıyor, Potuk'un üstüne atlamaya kalkıyor, yere yatıyor, kalkıyor, bildiğin kımıl zararlısı!
Kitap bitince
"Bi tane daha oku anne"
"Yok annem, geç oldu. Yarın okurum"
Öpüşüyoruz, sarılıyoruz.
"Ne zaman tatil olucan?"
"3 gün sonra"
Sonra uyumamak için
"Babamda bana kitap okusun"
Kalkıyor, kapıyı açıp
"Babaaaa"
"Canııımmm"
"Bana kitap okusana"
Baba en kısa kitabı seçiyor, teyzenin yeni aldığı küçük ceylan kitabı
Başlıyor okumaya
"Gillicik ceylan!"
Hey Allah'ım!
Neyse fasıl bitiyor, ben banyoya baba tv'ye.
Çıkınca akşam kahvemizi yapıyorum. Sonra Köpeklere fısıldayan adam'ı beraber seyrediyoruz.
Her maharetli köpek görünce Derviş yanımda uyuklayan Potuk'a
"Yat orda yat a..... k.....! Bak milletin köpeği neler yapıyor! Şerefsiz!"
Gariban uykulu uykulu bakıyor, ne diyor bu adam diye..
Sonra GS'nin maçı başlıyor Bir ayağı altında, elinde tesbih, üstünde eşortmanları, bir yandan küfrediyor, bir yandan zaplıyor. Bende son günlerde takıldığım giysi giydirme oyunu oynuyorum.
"Kocacımmm"
Duyar mı?
Sizce?
Duymaz.
"Ben burda kocacım diyorum adamın hiiiç umru değil!"
"İçinden mi diyorsun?"
"Yoo, gayette dışımdan dedim"
Beni kaale almayıp maç seyretmeye devam ediyor. Bu arada GS 1-1 yapıyor. Nerdeyse kalkıp oynayacak!
"Bak Servet'e bak! Hayatının golünü attı o cüsseyle!Röveşatayla!"
"Hadi bea!"
İşte böyle bir geceydi.
Kel alaka durumdan evdeki sevdiğim köşelerin resimlerin koyuyorum şimdi.

Mutfak kapısındaki süsümüz ve yeşil çıngırağımız


Buzdolabı magnet manyaklığım

3 meleğimiz Deida'nın getirdiği tablo yakından

Tablomuz uzaktan
Ablamın getirdiği anahtarlığımız

Kapı süsümüz
Ağaç tepesi meleğimiz

Maç bitti, şimdi yendikleri için mutlu. Sıra maç özeti, tartışmalı pozisyonlar, ıncığı, cıncığı, kıvırı, ıvırı. Bir kez seyredince anlamıyorlar sanırım...
Saat 23.30, yatayım en iyisi ben. Sabah 05.50'de kalkacağız malum. Potuk şu an ayağım dibinde horluyor. Gariban yatakta horlasın bari..
İyi geceler herkese
EKLEME : Bu postu yazdıktan sonra bilgisayarı kapattım. Derviş'te özetleri bitirdi.
"Hadi ben uzuyorum" dedi
"Beni de götürsene" dedim
"Nereye?" diye sordu şaşkın şaşkın
"Ulan bir kere de gel karıcım, seni sahile çay içmeye götüreyim de!"
"Ya, bi git! Deli midir, manyak mıdır? Gece gece ne çayı?"
"Ne var götüreyim desen? Hadi gel avrat Fenerbahçe'ye çay içmeye gidelim desen de ben şok olsam ha? Sanki gidicem de! Ama sen bir sor! Şaka yap!"
"Yürü git! Sen gezme desem Fizan'a gidersin, gel diyeyim de ucumuz Fenerbahçe'den sonra kimbilir nerde çıkar! Deli midir nedir?" dedi..

2 yorum:

puck-robin dedi ki...

hahah Derviş'in Potuk'a tepkisi süper :D Benim nensi olsa bir hırlar öyle yatardı yine, sizinki yavrum nasıl sakin. Nancy'nin dönemi yeni bitti çok huzursuz tam bir manyak :D

aysencifci dedi ki...

Puck bilmem dişiler daha mı cazgır? Gerçi bizimki yaşlandı, şimdi daha tembel zamanları. Öptüm sizi.

Bu gadget'ta bir hata oluştu