6 Ağustos 2010 Cuma

İnanması çok güç olsa da

Hergün gördüğüm için mi, yoksa annelik bir türlü çocuğunun büyüdüğünü kabul edememek mi bilmem. Annemde bana halen "dünkü çocuksun" der, 42 yaşındayım oysa. İdil'le benim durumumda aynı mı ne?
Dün bizim taklidimizi yaptı, hemde öyle güzel yaptı ki şaşırdım.
Deida'sı ona kızınca
"Bu çocuk laftan hiç anlamıyor" diye bağırıyormuş.
Babası
"Yat artık" diye bağırıyormuş
"Ya ben nasıl kızıyorum sana? Ne diyorum kızınca?" diye sordum
"Bu kadarda olmaz ki, şır şır işenir mi?" diye kızıyormuşum ama bağırmıyormuşum.
O kadar şaşırdım ki, büyümüş ve bizim taklidimizi yapıyormuş.

Tamam, ben ona uzun süredir "bebeğim" demiyorum, "çocuğum" diyorum, büyüdüğünü - bir nebze de olsa- kabullenmişim ama yetişkin gibi bizi taklit edebilmesi, oturup güzel sohbet edebildiğimiz anlar oluşu çok şaşırtıcı.

Bazen işyerindeki bilgisayarda bebeklik resimleri ekran koruyucu olarak geldiğinde de bu şaşkınlığı yaşıyorum.

Akşamları beni bekleyip yemek yediği için birlikte bakkala giderkende benimle durmadan konuşmasına yeni ifadeler ekleniyor gün gün.

"Muhabbet edelim" diyor bazen, gene bir şaşkınlık!
Sonra gene çocuk gibi oluyor
"Ben akşamları şövalye olacağım, sihirli kılıcı arayacağım, işim biter bitmez gelirim" diyor.
"Ama ben senden ayrı kalınca üzülürüm, gitmesen?" diyorum
"Canım, odamda arayacağım sihirli kılıcı, bir yere gitmiyorum, sen merak etme" diyor.
Hayal gücüne hayran oluyorum.

Bazen bana o kadar sıkı sarılıyor ki nefes alamıyorum ama hiç sesimi çıkarmıyorum, bugünleri sonra özlemle anacağımı biliyorum.
Her akşam kucağımda kitap okutturuyor, öyle hoşuma gidiyor ki! Hiç "olmaz" demiyorum, yeter ki kitapları sevsin. Dün aldığım Cemile serisinden hemen 3 favori kitap yaptı mesela. 3'er kez okuttu üçünüde.
Geçen akşamlardan birinde de bana hergün okuttuğu Sincap Nazik kitabını "sen bana oku" dedim ve nasıl okuduğuna (anlattığına demem lazım) şaşırdım gene!
Aynı benim anlattığım gibi anlatıyordu.
"Sincap Nazik Hanım, halıları silkelemiş, kurabiyeler yapmış, Gümbürrr diye gök gürlemiş, tüh şimdi kimse bana gelmeyecekmi demiş, komşum gel sende dinlenirsin demiş" diye öyle bir anlattı ki, Derviş gelip yan koltuğa çöktü kaldı!
Dinlemiyor sandığımız anlarda topladığı kelimeleri gayet doğru kullanmasına da şaşıyorum.
"Aylin'e geçmiş olsuna gidelim" dedikten sonra Aylin'i gördüğünde
"Geçmiş olsun Aylin, nasıl oldun?" diyor
Hep ona kızınca söylediğim "sopa istiyorsun" lafına annemden duyduğu
"Çocuk dayakla terbiye olmaz" diye karşılık veriyor.
Topu koltuğun altına kaçtığında
"Dur bakalım şimdi ben hallederim, altına eğilelim, heh işte buldum, başardımmm" diyor.
Şu aralar biraz daha kolay bir çocuk oluyor, zaman zaman evdekileri zorlasa da bana pek nazlanmıyor, yormuyor beni. Sanki şu aralarki durumumun farkındaymış gibi.
Kolumu-başımı bir yere vurduğumda hemen gelip öpüyor
"Geçti mi?" diye soruyor.
Banyodan her çıktığımda
"Sıhhatler olsun annecim" diyor.
Legolarla biraz daha başarılı şeyler yapıyor. Dün akşam çok güzel otobüsler, uçaklar yaptı.
Hakkını yedirmiyor

"Bana bağıramazsınız" diyor.
Ama genede kibar davranıyor diğer çocuklara. Eğer onun bir şeyini aldılarsa eşyasının ucundan tutup tüm sevimliliği ile " ben bunu alabilir miyim?" diye soruyor. Eğer karşıdan direnç gelirse karşısındakine başka birşey teklif ediyor ama kendi istediğinden vazgeçmiyor.

Sürekli gezmek istiyor.
"Yarın tatil olunca nereye gidelim annesi?" diye soruyor.

Bize kızdığında odasına gidip kapıyı kapatıyor, bir süre sonra kendi kendine geri çıkıp hiçbirşey olmamış gibi yanımıza geliyor.

Bazen bunlar hayal mi diye düşünüyorum. Oysa daha uykusuz halleri-gazlı halleri- deli gibi ağladı anlar o kadarda uzak değil hatıralarımda...

Bir bakacağım ki okula başlayacak, ergen olacak, bizden nefret edecek, kendini dünyada tek sanacak, işe girecek, evde bizimle oturmak istemeyecek, evlenecek, çocukları olacak, o zaman ailenin anlamını kavrayacak, yeniden bize düşkün olacak, bunlarda göz açıp kapayıncaya kadar olmaz inşallah!

7 yorum:

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

ağlak günümde olmama gerek yok bu yazıda ağlamam için.
acı ama gerçek
bizi beğenmeyecekleri zamanlarda olacak dimi :(
iyi olsunlarda sağlıkla inşallah

funda dedi ki...

yok çabuk büyümesinler tadını çıkaralım hatta ben düşündükçe gelin olduğunu düşünüp kafayı yiyorum Allahım nasıl ayrılacağız :)

hepsusluydum dedi ki...

Yine dayıcımla birlikte okuyoruz İdil'den haberleri..Bizi ağlattın bacım:( Sizi çok özledik.
Her zaman söylüyorum yine söyleyeceğim, sen harika bir annesin..Kızımızı harika yetiştirdin.Neden şaşırıyorsun ki..Sadece geri dönüt alıyorsun...Çokkkkk öpüyoruz sizi:)

Belkıs dedi ki...

boğazıma bir yumru oturdu yahu !!!!

Utku'nun annesi dedi ki...

Şu çocukların bilmiş hallari yokmu öldürüyo insanı, akşama kadar dinle dinle bıkmıyo insan....
birde onunla sizin boyunuza gelipte birlekte gezip tozarken düşünsenize...insanın kızıyla yaptığı gezilerden daha güzel ne olabilirki...tabiii bide oğluşlarla olan gezi:))))

sevgiler kucak dolusu İdil'e ve annesine tabiiki

aysencifci dedi ki...

Bahar'cım bu kızlar çok bilmiş ve fena! Annem hep "İstanbul'u satar bu kızlar" diyor, satar mı satar! Öptük sizi.
Funda'm bizde bu köle ruhu oldukça bunlar bizden ayrılmaz habire çalıştırır bizi:))) Öptük sizi de.
Zekoş özlemimiz azıcık hafifledi ama İdil hep "Zerra'cım ne zaman gelicek" diye soruyor. Bizde sizi öptük ve çoooooookkkk seviyoruz. Şenel Teyze'ye ve Reşit Amca'ya selamlar.
Belkıs'cım çocuklar doğduğunda bu yumru oturdu bence ve hiç gitmeyecek:) Öptük Ece'yi ve seni.
Utku'nun annesi hoşgeldiniz. Sağlıklı büyütelim de kız-oğlan hepsinin keyfi aynı. Sevgiler bizden de size.

Prima Rima dedi ki...

Ayşen ağlatma kuzum be sen güldür yine hepimizi :)Medipoldeki tombul kara kız ve sıska sarı kız... evet gün gelecek bizden bucak bucak kaçıp ıyy diyecek belki ama olsun:)
bu seferde biz onlara nefes aldırmamacasına sarılacağız hı?

Bu gadget'ta bir hata oluştu