30 Mart 2010 Salı

Çocuk sahibi olmak için 100 neden- benim nedenlerim


Puck yazmış ve yorumlarda demiş ya siz de anne olmak için 100 neden yazın diye, ben kendi nedenlerimi yazayım.

Bilen bilir ama bilmeyenlere veya ilk defa ziyarete gelenlere kısa özet geçeyim, gerçi benim özetler bile roman uzunluğunda ama idare edin artık.

Dolu dolu bekarlık yaşadım, 31 yaşında evlendim, 7 senedir tanıdığım, kanka olduğum, kız ayarladığım, benim tüm flörtlerimi bile biriyle hemde. İlk sene çocuk istemedik, sonra meme kanseri oldum, bir yığın tedaviler, ameliyatlar vs, 5 sene çocuk yapmak yasaktı. Yasak biter bitmez yaş 37, hemen koşa koşa tüp bebek yaptırdık, hamilelik oldu ama hemen peşinden düşük.

Yıkıldık, ağladım vs. 2 sene lafını anmadık, sonra bir anda akşam iş çıkışı yemek yediğimiz Pizza H.t'ta yan masadaki küçük kız çocuğuna kaş göz yapan dervişi-kocam olur- görünce balıklama 2.tüp bebeğe daldık. Bu arada hamilelik östrojen hormonunu arttırdığı için kansere tekrar yakalanma riskimi %25 arttırdığından doktorum kesinlikle onay vermedi. Hatta tüp bebek için başvurduğumuz doktor bile "benim yakınım olsaydınız size kesinlikle tedavi yaptırmazdım, bu riski almazdım" dedi ve bana tüm risklerin anlatılıp kendi rızamla kabul ettiğime dair yazılı onayımı alarak dosyasına koydu.

Tüp bebek tedavisi çok zor bir süreçtir. Karnınından 20'ye yakın iğneyi hergün aynı saatte kendinize yaparsınız, zırt pırt yumurtaları kontrol etmek için muayene olursunuz. Yumurtalar belli olgunluğa erişince çatlatma iğnesini bilmem kaç saat sonra yaptırmalısınız, bizimki gece 02.30'a denk geldi, yerler kar içinde, hastane eve yakındı, arabamız yoktu, gecenin o vakti, sokaklara düştük. Toplama için narkoz verilir, yumurtalar toplanır, labaratuar ortamında işlemler yapıldıktan sonra transfer için sizi uyutmadan işlemi yaparlar, 1 saat kıpırdamadan yatarsın, 15 gün beklersin, 3 ay normal hamilelikte salgılanan hormonu dışardan iğne şeklinde alırsın, ben 400 iğne yedim totomdan! Artık ilaçlar iğneye geri doluyordu, oturacak yer kalmamıştı totomda. Kızımı kucağıma aldığımda öyle ruhani şeyler yaşamadım. Sadece en nihayet ona kavuştuğum için mutluydum. Ailemizde 20 sene sonra doğan ilk bebek olduğu için herkes delirdi.

Çok şükür 3.5 yaşına doğru ilerleyen bir kızım var. Belki doktorların dediği oldu, belki olacağı vardı, bu sene tiroid kanserine yakalandım. Onu da yendim Allah'ın izni ve ailemin desteğiyle.

Yaşım artık 42, eh tiroidim de yok, yani bana 2.çocuk hayal. Ama olsaydı, kesinlikle 400 değil 4000 iğne yer, ikinciyi yapardım.

Manyaklık mı? Belki öyle. Ama benim bir ablam bir abim bir yengem bir eniştem var. Ne zaman dara düşsem yanımdalar. Dervişi saymıyorum, o olmasa zaten bu kadar dayanamazdım ama insanın kardeşi gibisi yoktur. Sesinden anlar ruh halini, ekmeğini bölüşür, varlığını adar, hastalanırsın yanındadır. Ne zaman "of" desem hemen yanımdadırlar. Her derdime koşarlar.

Kızım için tek üzüntüm kardeş sevgisini, sırtını birine koşulsuz dayamanın anlamını bilemeyecek. Eh, yaş ileri hepimizde, ahirete göçüp onu bu dünyada yanlız ve dayanaksız bırakmak en büyük korkum. Kaderde ne varsa göreceğiz, o yüzden ben elimden geleni yapıyorum, kendime dikkat ediyorum, gerisine Yüce Rabbim karar verecek.

Durun bu daha girişti. Şimdi çocuk sahibi olmak için nedenlerim daha doğrusu "iyi ki yapmışım" dediğim anlarım

1- İlk kokladığım an burnuma gelen kokusu. Ben cennet kokusu diyorum.

2- İlk gözünü açıp bana baktığı an

3- İlk kucağıma alıp susturabildiğim zaman

4- İlk oturması

5- İlk katı yemekleri yemesi

6- İlk emeklemesi, hemde geri geri

7- Yürüteçle Potuk'u kovalaması

8- İlk ateşlenmesi 40.2 derece

9- Uykusuz gecelerim akşam 22.00'ye kadar zırt pırt uyur, 22.00'den 06.00'ya kadar otururdu, tabii bende.06.30'da kalkıp işe giderdim!

10- Gecede 6-7 kez kalkması. Çok bilirim yanıbaşımdaki yatağın bana kutuplar kadar uzak gelmesi ve sandalyede uyuyakalmamı.

11- İlk söylediği kelime "anne"ydi. "nnee"

12- İlk kez abimlerin evinde attığı 3 adım

13- Adımları takip eden yürümesi

14- Kendi dilinde konuşması

15- Koşmaya başlaması

16- Telefonda benimle konuşmaya başlaması, ilk muhabetimiz "nne gee"

17- Akşam eve gelince koşup bacaklarıma sarılması

18- İlk oyuncaklarını aldığımdaki BENİM mutluluğum

19- Üç aylıktan başlayarak aldığım kitapları zaman zaman sevmesi

20- Tuvalet eğitiminde ilk çişi oturağa koyverene kadar ter içinde geçen 4-5 saati

21- İlk çiş klozete damlar damlamaz Barbie bebek almaya koşmamız

22- Dayısı, teyzesi, halası, Deida'sı kısacası onu tüm sevenlerin getirdiği Barbie bebekler nedeniyşe şu an elinde 16 Barbie'si olması ve benim onları giydirip çıkartırken saatler geçirebilmem!

23- Cümle kurması

24- Ukalalık yapması (Sessiz olun, aslanla ne konuştuğumu duyamıyorum!)

25- Deli gibi Disney Prensesleri sevmesi

26- Odasını stickerla doldurması

27- Kıyafetlerini kendisinin seçmesi

28- "Bende seni çok seviyorum" demesi

29- "Yarın işe gitmene izin veremem, lütlen evde kal" diye yalvarması

30- İkna etmek için "senle kahvaltı hazırlarız" diye rüşvet teklif etmesi

31- Her akşam eve gelir gelmez oyun oynamak istemesi

32- Birlikte internetten Barbie sitesine girip defile izlemek, kıyafetleri beğenmek, "sende beğendin mi" diye bana sorması

33- Tepkilerinde beni taklit etmesi " Bu ne be! Allah allah! İdil çok haklı!" demesi

34- Potuk'u benim kadar sevmese de beni memnun etmek için "cici oğlum, akıllı oğlum" deyip göstermelikte olsa okşaması

35- Kızlar babaya düşkün olur tezini çürütürcesine tuvalette bile beni bırakmaması

36- Artık banyoda kendi minicik elleriyle gözlerini kapatması, çok değil 3 yıl önce onu kaydırak gibi bir aparata koyup bebek küvetinde yıkadığım gözümün önüne geliyor

37- Ablamların-abimlerin veya halasının arkasından "güle güle, gene gelin, selam söyleyin" diye uğurlaması

38- Yengeme "bir daha gelişinde hediyemi unutma, ama ayı mayı istemem, sarışın bebek isterim" demesi ve yengemin ona gene Barbie alışı

39- Ablamın 15 gün sabah 07.00'de bize gelip akşam 18.30'a kadar kızıma bakması

40- Zorla birini öpmemesi, tavrını koyması

41- Sevmediği birinin yanına gitmemesi

42- 3 çeşit yemek dışında ağzına başka bir şey sürmemesi

43- Parkta salıncak dışında hiçbir şeye binmemesi

44- Kumdan hoşlanmaması

45- Denizi sevmemesi ama kucağımda saatlerce denizde durması

46- Anneannesinin elinden tutup gezdirmesi

47- Anneannesi öksürünce "helal" deyip su getirmesi

48- Hayvanları sevmesi, korkmaması

49- Çiçekleri ve ağaçları sevmesi

50- Scooter'le hemen kaymayı başarabilmesi

51- Bisiklete binip pedalı çevirmeyi başarabilmesi

52- Barbie filminin repliği olarak birşeye izin vermediğimde "hayatımı mahvettiniz" demesi

53- Gezmeyi benim gibi sevmesi

54- Yeni bir şey ya da birini gördüğünde arkama saklanması ve "kızıma bakmayın de" demesi

55- İnatlaşması ama ardından kandırılması

56- Yalan yere ağlarken dikkatini dağıtmak için birşey söylediğimde anında susup "nee" diye soru sorması

57- TV'de her gördüğü oyuncağı "bana alsana, benim bundan yok" demesi, cevap olarak "zaten herşeyin bizde olması mümkün değil" dediğimde ekrandan eliyle alma hareketi yapıp "aldım ben onu" demesi

58- Günde 5 kez kıyafet değiştirmesi

59- Boyama kitaplarından sadece hacı yeşili boyayı kullanması

60- Yanında kitap okursam elimden alması ve "ver ben okuyayım" demesi, okuyamaması, uydurması, "sen oku" diye kitabı bana vermesi, okuduğumu beğenmeyip "hayırrr ööle diil" diye itiraz etmesi

61- Gece yanımızda yattığında yatağı yatay olarak kullanıp fil kıvamlı anasını yatağın mini minnacık köşesine sıkıştırmayı başarması

62- Gece yatarken diş fırçalama esnasında heryeri su içinde bırakması ama dişini fırçalamayı atlaması

63- Telefonlara cevap vermesi ve kim arıyorsa "aa, bende seninle konuşmak istiyordum" demesi

64- Poz vermekten tek anladığının gözünü kısıp dişlerini göstererek sırıtması oluşu

65- Hiç bilmediği birşeyi bile "ennnn sevdiğim şey" diyerek istemesi, bknz Bratz'ler

66- Uyurken yanaklarında oluşan o şahane pembelik

67- Ne kadar beni daraltırsa o kadar çok şebeklik yapması ve "özüü dilerim" demesi

68- Özürden sonra 5 dk geçmeden başka bir mikropluk yapması

69- Üstüne tüplü 78 ekran tv'yi düşürmeyi başarması ama çok şükür yaralanmaması ertesi gün koca buzdolabını çekerek düşürmeye çalışması ve halen akıllanmaması

70- 3 kişi yanında hatta tam dibinde dururken bale yapıyorum diyerek gidip sehpaya burnunu gömdüğü gece

71- İzlediği filmlerdeki gibi buz pateni yapmaya çalışması

72- Totosunda kurt olduğu için sürekli kımıl zararlısı gibi hareket halinde olması

73- Canı isterse bana sımsıkı sarılması

74- Kulaklarının radar gibi olup ondan gizli hiç birşey konuşamamız

75- Ayıcıksız uyuyamaması, uykuya dalarken sürekli ayıcıkları ellemesi, pış pışlanaması

76- Tam bir Pamuk Prenses ve 7 cüceler manyağı olması

77- Yattığında mütemadiyen konuşması ve uykudan uyanırsa saniyesinde konuşmaya kaldığı yerden başlayabilmesi

78- Yürüyüşten nefret etmesi, en sevdiği laf "kucaana" olması

79- Potuk'un mamasını doldurma görevini hiç ihmal etmemesi

80- Dışarda fazla ağlak olmaması

81- Sehpanın üstünde, koltuğun tepesinde oturması, sandalyelerde akrobasi yapması

82- Kucağımda film seyretmesi

83- Birlikte legolarla kale yapmak, uçak yapmak

84- Sayesinde çizgi filmleri milyon kez seyretmek ve diyalogları ezberlemek

85- Tüm Barbie oyuncaklarını takip etmek, misal en son çıkan Deniz Kızı Merliah.

86 - Yine sayesinde internette en çok gezdiğim sitelerin "oyuncak-kitap-çocuk" siteleri olması

87- Internet anneliğini öğretmesi- bunu neden yaptı, başka yaşıtı çocuklar ne yapıyor-benim nasıl yaklaşmam gerekli-ne öğretmem gerekli gibi konulara kafa patlatmamı sağlaması-

88- Deli gibi sevmenin ne demek olduğunu öğretmesi

89- Sabır taşı olmayı öğretmek
90- Bir gülüşü ile dünyamı aydınlatması

91- Bir gözyaşı ile dünyayı yıkmama sebep olabilecek tek yaratık olması

92- 30 sene içtiğim sigarayı bana bıraktırması hemde tek söz bile söylemeden

93- Sokaklarsa bağıra bağıra şarkı söylememe neden olması ve hiç utanmamam

94- Fil halimi umursamadan birlikte koşmak- saklambaç oynamak

95- Söylediği her sözcükle benim için dünyada eşi benzeri olmayan bir varlık büyüttüğümü
düşündürmesi
96- Uyurken yanağına gölgesi düşen kirpiğine bile hayran olduğum


97- Sürekli söylediği "İdil naapiyo?" sorusuna verdiğim her cevaba "neden" diye yeniden soruyla karşılık vermesi.

98- Yeni moda hayali arkadaşı aslan'la ilgili anlattıkları

99- Kucağıma oturmak için Potuk'la kavga etmesi, onun üstüne çıkması ama birisi Potuk'a kızdığında mesela annem "anneanne Potuk'a bağırma, o annemin oğlu" diyerek savunması
100- Geriye yazılacak milyon madde varken kendimi durdurmak zorunda kaldığım son madde herşeyiyle "benim kızım" olduğu için, nefes alışına şükretmek.

10 yorum:

puck-robin dedi ki...

Vay be gerçekten de 100 madde yazmışsın :)
Sanırım çocuk olduktan sonra ne kadar umutsuzluk yaşasan da üstesinden geliyorsun.
Benim aklımın gerisinde hep, ya çocuğumu sevemezsem, ya onunla anlaşamazsam ya pişman olursam düşüncesi var. :/

allımorlu dedi ki...

ayşen abla sen dünyanın enn mükemmel annelerinden birisin..
bir solukta okudum yine ama bu defa çok duygulandım,annelerin hakkı ödenmez bir kez daha anladım..

çabalarınız sonuçsuz kalmamış idil'e sahip olmuşsunuz,o da size layık bir evlat olur inşallah..

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

dahada yazarsın, yazarız herhalde :)
78 ekran tv'ye düşürmüş ve birşey olmamasına şükürler olsun.

hepsusluydum dedi ki...

Canım kardeşim benim:) Ağlattın beni :( İdilimize sahip olmak için yaşadığın her sıkıntıya tanık olan ben, her zaman her yerde İdil'e ne kadar mükemmel bir annelik yaptığını anlatıyorum..Sabrın ve şefkatin onu kendiyle barışık ve mutlu bir çocuk yaptı.Allah onu senin sevginden mahrum etmesin.Sizi çok seviyorum:)Zehrası...

birdutmasali dedi ki...

allah iyiliğini versin
vallahi 1000 bin madde olsa
onuda yazardı
çılgın annemm benim
allah evladını sana
seni ona
hepinizi brbirbirinize bağışlasın
tatlı ayşenciğim.
ha kuvvet - ha gayret arkadaşcım.

aysencifci dedi ki...

Puck'cım sen başkalarının çocuklarını bile bu kadar önemserken, ilgilenirken kendi çocuğunu sevmemen söz konusu olamaz.Bknz Nancy:)
Allı'm mükemmel değilim hemde hiç ama en azından deniyorum.Öptüm seni.
Bahar'cım yolunuzu düşürün bizim oraya vallahi çok ciddiyim.Öptüm.
Zerra'mız bizde seni çok çok çok seviyoruz. Yarın görüşürüz. Öptükk
Nunu'muz, bizim zarif pozitif kraliçemiz sağol. Allah kimseyi sevdiklerinden, hiçbir anneyi yavrusundan ayırmasın. Umarım karadutun biraz daha iyidir. Tekrar geçmiş olsun.

Belkıs dedi ki...

Ayşenimm yaaa napmışsın senn sabah sabah yamulttun beni burdaa :)

tatlıhayat dedi ki...

AMAAAAN AYŞEN NEDEN SENİ OKUYUNCA HEP AĞLIYORUM? Sizi seviyorummm.

SevGi'nin G'si dedi ki...

ne zorlu bi süreçten geçmişsin. allah yardımcı oluyor insana sanırım her zorlukta. uzun yıllar mutlulukla yaşarsınız inşallah..

aysencifci dedi ki...

Belkıs'cım sağol:)
Ablam,meleğim, ağlama kuzucum. Sensiz ne yapardık biz? Çok öptüm.
Gülcan'cım hep beraber inşallah.

Bu gadget'ta bir hata oluştu