





Az evvel iş çıkışı pazara gidelim diye aradım. Telefonu açan zottik şahıs aynen şöyle bağırdı bana!
"Artık Potuk benim ağbim diil! Senin abin!!"
"Ne oldu kızım?"
"Isırdı beni!"
"Neden? Sen ne yaptın da ısırdı seni Potuk?"
"Ben onu bağlamak istedim, gezdiricektim, o istemedi, havladı bana! Isırdı beni!"
"Ama annecim bağlama sen Potuk'u! Rahat bırak zavallıyı. O istemiyor bağlanmak falan"
"Ama babam sabahları onu bağlıyor!"
"Ama baban onu arabalardan korumak için, başka köpeklerin peşinden koşmasın diye bağlıyor Potuk'u"
"Olmaz, ben bağlıycaktım onu! O istemedi! Artık o benim abim diil!"
Mevzunun burasında hışımla telefonu bırakıyor.
Olayın aslı şuymuş.
Evdeki ince lastiği Potuk'a bağlamaya çalışan İdil'e, Deida'sı engel olmuş.
Zavallı sefil Potuk ise ne ısırmış, ne havlamış. Sadece kaçmaya çalışıyormuş.
Herkes Potuk'un İdil'i kıskandığını sansa da aslında İdil Potuk'u hem de çok kıskanıyor. Halbuki mümkün olduğunca İdil'in yanında Potuk'a fazla ilgi göstermiyorum.
Dışardaki köpeklere-kedilere deli oluyor ama iş Potuk'a geldi mi sadece eziyet ediyor.
Potuk yerde mi yatıyor, hooop üstüne çullanıyor, aşağı inerken mahsus üstüne basıyor, yanından geçerken tekme sallıyor, Potuk benim dizimde yatıyorsa gene onun üstüne çullanıp onu yere indiriyor, Potuk yataktaysa oraya çullanıyor ve garibanı aşağı indiriyor!
Her seferinde kızıyorduk, bağırıyorduk, sonra bize inat yaptığını düşündük. Çünkü özellikle ben evde yokken bu kadar haşin davranmadığını söylediler. Bir müddettir çok taciz edici bir şey yapmadıkça görmezden geldik, bayağı azalmıştı kıskançlık durumları. Ama bugün tavan yapmış sanırım:(
Zavallı oğlum o kadar munis ki! Halbuki cockerlar agresif olur, kolay sahiplenmez bebeği derler ama ne agresifi? Sadece kaçıyor!
Biz İdil'in yaptıklarının çeyreğini yapsak ufak bir diş attıydı ama daha İdil'i bir kez ısırmadı, bırak ısırmayı İdil ona yiyecek verirse ısırırım korkusuyla çok yavaş alır elinden yemeği!
Geldiği günden itibaren bütün rahatı kaçsa da eğer İdil ateşlendiyse onun kapısında yatar ve kimse Potuk'u ordan kaldıramaz.
Bebekken İdil'i tanımadığı birinin kucağında görürse çok feci havlardı.
Eğer İdil ağlıyorsa ve duymadıysak gelir bize havlayarak haber verirdi.
Bebekken feci uykusuz olan İdil için ben HER SEFER kalktığımda oda benimle kalkar, yanımda dururdu.
Yavrum benim, o çok tatlıdır, annesinin ilk aşkıdır, yakışıklısıdır.
İdil'in bu eziyetlerini durdurmak için acaba ne yapmalı?
Mesela Puck'cım sen uzman sayılırsın bu işlerde. Bana vereceğin bir tavsiye varmı?