25 Ekim 2009 Pazar

Nişan-Şişmanlık-Potuk-Kabız Kuğu-Sirk

Leman'daydı sanırım, bir tipleme vardı Kabız Kuğu diye.. İşte İdil o'dur.
Önce güzel haberimiz, bizim oğlumuz, benim birtanecik yeğenim, halen en sevdiğim erkeklerden biri nişanlandı. Daha dün gibi doğumu, kendine büyük gelen tulumu.. 20 yaşında hala oldum, bilmiyorum ama deli gibi severim yeğenimi.. Tek eksik babamdı nişanda. Oğlumuz büyüdü, hayatını paylaşmak istediği kızı buldu. Ömür boyu mutlu ve şanslı olurlar dilerim. Kızımız hoşgeldi ailemize!
Sonra efendim Cuma günü bizi işte kahkahalara boğan açıklama. "Şişman kadınlar güzel değildir" Kim demiş? Hundred Ebru (Şallı olanı). Şimdi efendim bunu okuyunca kızlara (beraber çalıştığım herkesten büyük olduğum için-bazısının nerdeyse annesi ile yaşıtım üstünüze afiyet) "Duydunuz mu Ebru Şallı benim için ne demiş?" diye sordum. Heyecanla "Yoo, ne demiş" dediler.
"Şişmanlar asla güzel olamazmış, ben güzel değilmişim" dedim, gülmeye başladılar. "Biz onun Ozan Hormon'lu zamanını biliriz, birşey diyor muyuz" dedim. "Yemediği herze kalmamış, tutmuş adamı kafalamış ve sosyete hanım olmuş, bir de kankası var Demet Şener, öllöz. Gıcığım 2sine de" dedim.
Bazı bloglarda da okuyorum, efendim kendilerini asla salmıyorlar, şöyle bakımlılar, böyle stil sahibiler. Bir bilseler bir an gelip bunu bir gün içinde kaybedebileceklerini.. Bir yerlerini de yırtsalar güzelliklerini korumak için, bir olayla hayatlarının tamamen değişeceklerini.. Gene böyle yaşayabilirler mi onu merak ediyorum.. Bir saniye hayatım değişmişti benim.. 32 yaşındaydım, 1 yıllık evliydim, kendime göre fena değildim. Bir saniye sonra memeni alacağız dediler.. Ameliyattan çıktığımda göğüste tampon gibi şeyler vardı, ama sonra onlar çıkıpta tahta gibi bir göğüs gördüğümde yaşadığım şoku yaşayan bilir... O çok sevdiğim dantel çamaşırları ASLA giyemedim, canımın istediği dekolte, kolsuz buluzları bir daha hiç giyemedim.. O hundred benim gibi 6 doz kemoterapi alsa- her biri 3 saat- bakalım bakımlı olabilecekmi? Saçları değil tüm kılları dökülse avuç avuç, yaşadığına mı şükrederdi yoksa o haliyle bile bakımlı mı olurdu? Kafasındaki peruğu çaktırmamak için kaç takla atsa, iş görüşmesine giderken o peruğa fön çektirmek için kuaföre gidip o bakışlarla karşılaşsa, 5 yıl ilaç kullansa, 20 kg alsa, o güzelliği gün gün çökse,hastalığın kara sarı rengine bulansa her yanı hala böyle saçma sapan konuşurmuydu? Hiç kimse ama hiç kimse güzelliği ile övünmesin ne olur! Bu sizin elde ettiğiniz bir özellik değil! Yaradan verdiği gibi bir anda alır ve ne olduğunu anlamadan o çirkinlerden biri olursun! Rabbim bu akıldan yoksunlar az akıl kırıntısı versin inşallah!
Bu arada bir başka üzüntüm ilk göz ağrım oğlumun hastalanması oldu. Potuş bir kaç zamandır ağız kokusundan muzdaripti. Birkez diş taşlarını temizletmemize rağmen tükürüğü nedeniyle yine diş taşı olmuş. Veteriner temizlikten önce mikrop kapmasın diye antibiyotik verdi, 4 gün içirdim, cırcır oldu zavallım! Derviş-Deida-ben 2-3 saatte bir tuvalete çıkardık, hele derviş gece 4'te kalkıp oğlumu götürdü ya , hayatta ödeyemem bu adamın hakkını! Neyse diş taşı operasyonu sonrası baygın geldi eve ama bir yandan beni arıyor, sarhoşlar gibi yalpalaya yalpalaya yanıma zor geldi. Hemen battaniyeye sarıp yanıma yatırdım, aynı insanlar gibi narkozdan ayılırken üşüdü güzel oğlum benim! 2 gün gene kötüydü ama şimdi iyi maaşallah! Haftasonu onu ben tuvalete çıkardım, yürüttüm uzun süre. O kadar seviniyorki, dönüşte elimi yalayıp bana teşekkür ediyor bebeğim ya! Oğlum benim! Kötü günlerimin dert ortağı, sessiz dostum! Canım o benim daha ne diyeyim!
Şimdi Kabız Kuğu'nun hafta sonu aktivitelerine sıra geldi.
Cumartesi ablamla beraber bizim hatunu sirke götürdük. Circo di Madrid. Tapon mapon, eğlendik işte.. Fakat hatunun uyku saatine denk gelince dünya tarihinde sirkte uyumayı başaran yegane çocuk oldu! Evde uyumayan tipitip orda sızdı! Öncesinde jetonlu oyuncaklardan sadece 1'ine bindi ve korktu, başka çocuklar inmemek için ağlarken bizim kabız kuğu koşarak kaçtı! Sirkte yarım saat "palyaço gelmesin, aslan bana bakmasın" diye mızıldarken uyudu, sonra uyandı ve keyifle kucağımda seyretti sirki. Kaplanlardan korkar zannettim ama en çok onları sevdi. Sonuna kadar seyretti, ben yarım saat zor durur zannediyordum. Kendine Barbie Petit Club ve başka bir set daha aldırdı. Eve döndükten sonra tantana yapmadı..
Pazar dervişi vicdan sömürü ile (karantiya girmeden deniz havası aldır bana noooooolur) kendimizi zabahın köründe Ortaköy'e attık. Tabii tezgahlar olmadan hiç havası yok ama deniz-kuşlar-temiz hava-balıkçılar ile vakit su gibi geçti.
Yarın başka doktor randevusu ve Salı hastaneye yatış var şimdi..

13 yorum:

puck-robin dedi ki...

kafaladığı kocasının parasıyla da stil sahibi hanımefendi olmuşlardan kendisi de ayrıca. o da kankası da. ve diğerleri hatta...

allımorlu dedi ki...

aysen ablacım yeğeninin mürüvetini görmek hoş bir duygu olsa gerek,hayırlı olsun,Allah tamamına erdirsin..
ebru şallının haberini bizde gazetede gördük,onun önceki halini de biliyoruz şimdi asilzadeler gibi geziniyor ama paçoz zamanlarını da unutmadık(ozon orhon'un ayağını sahnede yıkamıştı)

sizin paçazo gelince:)çook geçmiş olsun,acil şifalar diliyorum.benim içinde sev..

aysen abla sirke,hayvanlara eziyet veren herşeye karşıyız,lütfen sirke gitmeyelim..
(mesaj niteliğinde oldu azcık:)..)

idilde az uyanık değil oyuncağı aldırınca tabi ses etmedi:))

birde ortaköy'e gitmeyeli baya oldu bende özledim oraları,iyi yapmışsınız deniz havası yaramıştır..
kendine dikkat et,öpüyorum..

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

inanmıyorum sen ebru şallı hanımefendisine cevapmı verdin? anlarmı o ya, kafamı var onda. bunun şişmanlıkla zayıflıkla alakası yok bende duysam o lafı onu bulsam bende sinir olur yolardım herhalde (yolmaya çalışırıdm:)) sinir olurum bu ikiliye.neyse...
potuk nasıl şimdi iyiymi? çok üzüldüm durumuna.
idilciğime öpücükler gönderiyorum. bu kızların sağı-solu belli olmuyor valla :D

aysencifci dedi ki...

Puck'ım işin ilginci insanlarımız balık hafızalı ve bunları yiyor ya, ben ona asıl deliriyorum!!
Allı'm vallahi işin o yanını hiç düşünmedim, hayatımda ilk kez sirk gördüm, sen deyince içim buruldu:( Yanlış yaptık sanırım..
Bahar'cım yok canım ne cevabı? Benimki kendi çalıp kendi oynamak kısmı:) Kendim söyledim kendim güldüm. Hiç işim gücüm yokmu Allah aşkına ona cevap vereceğim:)D

sude naz'ın annesi dedi ki...

canım ne kadar doğru yazmışsın..her kelimene,noktasına virgülüne kadar katılıyorum..sırf şallı hanım değil onun gibi kendini bilmez densizler çokk bu memlekete malesef..

Prima Rima dedi ki...

Ne guzel yazmışsın be Ayşenciğim...eskiden çokmu zayıfdı kendisi acaba yılllaaaar önce ilk çıkısı cengız kurdoglunun bir klibi ile olmusdu bunun o zamanları nasıl unuttu?Heryanı operasyonlu olan bir kadın nasıl doğallık ve güzellikden bahsedıyor anlamıyorum:)
hepsi başımıza hanımefendi oldular yahu.İdil hanım sirkde uyudu demek heheh:)bizim enayı kızıda göturmusduk de korkudan aglamısdı habıre:)pişman olmusdum :)))

birdutmasali dedi ki...

Ayşenciğim,
insanların sadece et ve kemikten olmadığı,
herkesin kendine has meziyetlerinin olduğu nedense hiç öncelikli değildir.
varsa yoksa dış görüntü, yani vitrin,
şiddetle karşıyım.
KİŞİLERİN HELEKİ BELLİ BİR DOLULUĞU OLAN İNSANLARIN Hayranıyımdır..
sadece otla doldurdukları mideleri değil, aslında BEYİNLERİ
!!!!!!!!!!!!!!!

Neyse canım.. ben sana acil şifalar diliyorum, yeğenini gülyüzde, zehrada kutlamıştım, tekrar gözünüz aydın, hayırlı olsun.POtukcuğuma kıyamam sen gibi,
çokk geçmişler olsun..
sevgiler güzellikler esenlikler dilerim canım.

Dengesiz Terazi dedi ki...

nekadarda doğru yazmışsınız sonuna kadar size katılyıorum.

ebru şallıyı bekarlığından tanırım.çınarcıkda yazlıdka tanıştık ozmaan ünlü değildi çınarcıkda burak diye bir arkadaşla nişanlıydı.okadar cahil bir kızdıki anlatamam.şimdi parayı bulunca kendini geliştirdi hnm oldu bazı konularda prifing verir oldu.biz senin ne hallerini bilriz ebru hnm.unutmadık o günleri.birkere şişmanalr dünyanın en neşeli en güzel insanlarıdır.senin gibi tahtakurusu gibi geziceme önümde pekçok nimet olduğu halde yiyemiyeceme kendimi kasım kasım kasıp ruh hastası olucama şişman olmaya razıyım ben çünkü mutlu bir şişmanım ben:))

buarada yaşadıkalrınızı okuyunca nekadar güçlü biri olduğunuzu anlayıp çok takdir ettim sizi.Yaşadıkalrınız kolay şeyler değil.allah birdaha yaşatmasın sağlık sorunları sizden hep uzak olsun.

YAŞAMIN KIYISINDA dedi ki...

Geçmiş olsun,
"Zenginliğine güvenme, bir kıvılcım yeter. Güzelliğine güvenme bir sivilce yeter."
Diye bir mail attım kendilerine.
Şişman olup bu söze alındığımdan da değil. Sadece önyargıyla yaklaşımına çok kızdım. Ve şimdi bu yazıyı okuyunca da daha bir kızdım.
Sevgiyle...

meltem dedi ki...

ya ne kadar güzel yazmışsın hayat bu işte! herşey bi anda değişebiilir bi anda tepetaklak olabilir oturduğu yerden ahkam kesmek kolay ayrıca güzellik sadece onlara mahsus değil yaa ya da herkes keyfinden mi kilo alıyo dünün motorları bugünün hanım efendileri oldular valla töbe töbe kimsenin hayatınıda yargılamak istemem ama ağzı olan konuşuyo ayrıca ebru şallıyı iki kere gördüm ikisinde de yeminle hortlak gibiydi tahtadan götü vardı resmen elyin ! ya neyse ama hayat onların gördüğü gibi toz pembe değil! sen verdiğin mücadeleyle ve pozitifliğinle en güzel insansın bence.....
yiğenin mürvetini görmen ne güzel canım allah tamamına erdirsin
potuşa da çok geçmiş olsun
geçenlerde yazmıştım bizde nehiri götürdük sirke ama hayvanların haline üzülmekten mahvolduk ilk ve son sirk deneyimimizdi:(
kocaman sevgiler

esra dedi ki...

merhaba
google2da sirk ile ilgili arama yaparken buldum blogunuzu ve sonuna kadar okuyup birde yorum yazmak istedim. öncelikle geçmiş olsun, allah tekrar yaşatmasın benzer acıları. Herşeyin başı sağlık.. gerisi hikaye..potuşada geçmiş olsun. bilirim can dostlarının kıymetini, sessiz dert ortaklarını. biz dede var bir tane, herşeyimi bilir, kimseye de söylemez. ketumdur.
ben de kızımı sirke götürmeyi planlıyorum, memnun olduğunuzu okuyunca kesin götürmeye karar verdim.
Hayat ışığınız hep parlasın..

funda dedi ki...

şu senin yazdıklarını onlara haykırmak lazım yüzlerindeki o moron ifadeyi tam seçebilmek için...
dangalak bunlar gerçekten nerede yaşadıklarını bilmiyorlar hayat hep böyle gidecek sanıyor haspalar...
bu arada öyle güzel anlatmışsın ki oüluşuna geçmiş olsun prensesi de öp benim için sakla sarın bir an önce iyi müjdeli hayırlı haberlerini bekliyorum :)

aysencifci dedi ki...

Eylem'cim o densizler giderek çoğalıyor bu canımı sıkıyor..Sude'yi bal yanaklarından öp benim için.
Ebru'cum altyapı yok, vermemiş mabut neylesin mabut!
Nunu'cum teşekkürler. Ne kadar doğru demişsin kafalarıda ot dolu!
Dengesiz terazi, teşekkürler güzel sözleriniz ve ziyaretiniz için.
Yaşamın kıyısında ne güzel olmuş bu sözü hatırlattığınız. Teşekkürler ziyaretiniz için.
Meltem'cim teşekkürler.İyileşeyim ilk iş seninle buluşmak istiyorum.
Esra size de hem güzel dilekleriniz hem ziyaretiniz için teşekkürler.
Funda'm az kaldı kurtulacağız babanla ben ve tüm hastalar..Öpüyorum.

Bu gadget'ta bir hata oluştu